Robotlar Yöneticek Bizi

Yapay Zeka

Bu konuda yazmak için mecburen biraz bilmek gerekiyor yapay zekayı. Öğrenme tekniklerine aşina oldukça daha iyi anlaşılıyor. Yapay zeka, spesifik olarak (yani özellikle) belli bir işi yapmaya yöneliktir. Mesela ölümüne satranç oynayan bir yapay zeka, damadan hiçbir b.. Pardon, hiçbir şey anlamaz. Anlayacağınız, yapay zekanın alanı da bellidir.

Fakat bir tip yapay zeka vardır ki, insan modellenerek yapılmıştır. Bunun uzmanlık alanı da “Bilmek“tir. Yani bilgi madenciliği ile bilgi edinip, kurulan cümlelerin yapısını anlamlandırma ve ilişkilendirmedir.

Dünyadaki En Zeki Canlı İnsandır!

Bu konu tartışmaya bayağı bir açıktır. Canlı ne? Canlı olarak tanımladığınız şeyin içeriği ne?

Bizim varoluşumuz ve yaşamımız, TAMAMİYLE kimyasal reaksiyonların oluşturduğu biyolojik reaksiyonlar tabanlıdır. Bunlar da en temelde, fiziksel yasalara bağlıdır. Fiziksel yasalar da evrenin dokusuna ve atomların hareketlerine göre şekillenir.

Hayvanların beyin yapısı, tonla sinir hücrelerinin karmaşık bir etkileşimi üzerine kuruludur. Tabi ki teferruatları çok geniştir ancak, bilgi işleme ve öğrenme, temel olarak sinir hücreleri üzerindedir. Bununla ilgili günümüzde Yapay Sinir Ağları diye bir alan gelişmiştir ve gelişmektedir. Ustaca bir öğrenme biçimidir. Fakat bu apayrı bir makale, hatta koca bir kitap konusudur.

Bir Makine Düşünebilir mi?

Düşünceden kastınız nedir? Siz düşündüğünüzü nasıl ifade edebilirsiniz? Genel olarak düşüncenin ifadesi, doğada gözlemlenen bir bilgiye karşı üretilen bir çıktı, sınıflandırma ile öğrenilmiş bir nesnenin belli bir özelliğine göre hangi sınıfa ait olduğunun tespit edilmesi, aygıtın varlığını sürdürebilmesi için, çevresini iyi çözümleyip gerekli fiziksel ve algoritmik önlemleri alabilmesidir. Bunlar tabii şimdi aklıma gelenler sadece.

Baktığınızda, bir makine de bunu pekala yapabilir. Yapamaz mı? Yapar yani. Vallahi yapar. Yöntemleri incelediğinizde, size beş basar.

Bilim-kurgu Filmleri Gerçek mi Yani?

Ben bir kâhin değilim, ancak bilgim dahilinde yorumlar ve çıkarımlar yapabilirim. Bir makine, öğrenme yeteneğine sahipse, dünyadaki neredeyse bütün analitik bilgileri ve yöntemleri öğrenebilir. Böyle bir şey, günümüzde pek optimize bir şey olmayacaktır. Fakat dünyanın bütün bilgisine sahip olan bir makine, terör saçar mı? Kendine bir benlik oluşturur mu?

Şahsen ben bunu mümkün görmüyorum. Tıpkı satranç oynayan bir makine gibi, o makinenin görevi de, ÖĞRENMEKTİR. Makinenin öğrenmesi, çıkarım yapması, kendisinin varolması gerektiği sonucunu doğal olarak oluşturmayacaktır. Canlıların yaşama içgüdüsünün ana sebebi, doğal seçilimdir. Yaşama iç güdüsü, canlıların hayatta kalmasını sağlayarak bugüne kadar gelişerek gelebilmiştir. Ancak bir makine, bir canlı tarafından yazılmış ve geliştirildiği için böyle bir doğal sürecin içinde bulunmayacaktır.

Fakat, biz insanlar, öğrenen makineye, her ne pahasına olursa olsun, kendini savunma ve hayatta kalma işlevlerini kazandırırsak eğer, o makine de o bilgilerin büyük bir kısmını kendini savunmaya ve korumaya harcayacaktır.

Realistik (Gerçekçi) düşünecek olursak, makine bu bilgilerin sınırlı bir kısmını kullanacak ve işine yaramayanları atacaktır. Eğer iyi bir çocuk olsun diye bir makineye öğrenmeyi öğretirsek, bize insanoğlunun hiçbir zaman fark etmediği ve edemeyeceği bilimsel çıkarımlar üretip sunabilir. Tabii makineler eğer daha çok internet denizinden bilgileri okursa, bu bilgilerin güvenirliğine göre başarı oranı da düşebilir.

Emperyalizmin Gölgesinde Bilim

Bu başlığa çok fazla değer veriyorum sanırım. İnsanoğlu , İnsanlık, kendi türünü katletmek için uzun yıllardır, silahlar geliştirmekte ve her türlü iyi-kötü yöntemi utanmadan çekinmeden kullanmakta. Misal, hangimiz istemeyiz ‘o şerefsizlerin‘ kökünü kurutmayı?

Onlar da bizim kökümüzü kurutmayı bir o kadar istiyorlar emin olun. Bu sebeple, bilimden en çok anlayan oluşumlar, tıpkı doğal seçilimde olduğu gibi, bilimi çok da önemsemeyen, iman gücünün yeterli olduğunu düşünen toplulukları yok etmekte zorlanmayacaklardır.

Fakat günümüz için bir istisna vardır ki, o da kurulan ekonomi düzenidir. Büyük kar amaçlı oluşumlar, savaşları tetiklemekte ve silah satmakta, bundan kâr elde etmektedir. Yapmıyorlar mı?

Önümüzü görmek bu açıdan zor değildir. En iyi ihtimalle, farklı devletlerin birbirini yok etmek, veya hiç olmazsa kendini savunmak(!) için ürettiği Yapay Zekâ Harikası robotlar, birbirini düşman görerek, karşı taraflara zarar vereceklerdir. Öldürecekler yani.

Mevcutta yürüyen ekonomik sistem ve ağ, devletler düzeni, önümüzü karartmakta.

 

1. İnsan vs Robot Savaşları

Hani eğer elimizde, daha istikrarlı bir dünya düzeni, daha az sınıflandırılmış bir insanlık olsa diyebiliriz ki, “Robotları biz kendimiz için üretiyoruz, elbette bu etik kurallarını da entegre edeceğiz. Hatta kendimizi korumak için bile bir manyak, öyle bir robot yapar diye önceden önlem amaçlı polis robotları inşa edebilirdik. Gelin görün ki, hala küçük dünyamızda top sektiriyoruz.

Bir robota empati yaptığınızda göreceksiniz ki, eğer insanları düşman görüyorsanız, elinizi bile kıpırdatmanıza gerek yok. Kendi kendilerine yiyorlar zaten birbirlerini. Hele bir de işin İklim Değişikliği, Küresel Isınma vb. boyutları var ki, sormayın gitsin. Türümüz kendi sonunu hazırlıyor üstüne toprak bile atıyor..

Bu açıdan baktığımızda zaten önümüzde kötü bir sonuç var.

Robotlar, yarın bizi yok edip bu dünyada yaşar mı, kendi türünü inşa edip bizi eler mi bilemiyorum. Ancak 2 seçenek için bakarsak:

-Elerse, bizim inşa ettiğimiz makinalar, belki de bizden binlerce yıl sonra, farklı galaksilere yayılacak şeyler inşa edecek ve bizim türümüzün anısını hafızalarında barındıracak. ( Eminim eninde sonunda gereksiz görüp sileceklerdir). Bu ihtimalde, kendi yaşantınız için ekstra bir kaygı gütmenize şimdilik gerek yok. Ancak iyi bir dedeyseniz/büyükanneyseniz eğer, torunlarınız için kaygılanabilirsiniz.

-Elemezse, sonuna kadar bizim faydamız için uğraşacaklarını ve insanların varlığını daha büyük bir garanti altına aldığını söyleyebiliriz. Kaygılanacağınız şeyler, diğer zeki insanların uygulayacağı yapay seçilim olabilir.

Sonuç olarak, olacağına varır. İki ucu pis bir değnek. Ve de, bazı şeylerin davası olmaz.

O açıdan, siz de kendinizi ne kadar geliştirebilirsiniz, bu yapıya ne kadar aşina olabilirsiniz onun yolunu araştırmalısınız. Geçtiğimiz çağlardan birinde, hiç yoktan bir savaşın ortasında ölmektense, savaşta esir düşen bir sivil olma ihtimalindense, sömürgecilerin gölgesinde köle olmaktansa, şu çağda sadece bir gün yaşayıp bile tek bir an ölecek olmak, hatta böyle güzel bir bilim kurgu olayına şahit olmak bence yeğdir. Sıkmayın canınızı. 🙂

Meraklısına Automata filmini öneririm.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: